25 Mayıs 2010 Salı

LOST: See You in Another Life Brother / Alternatif Son Parodisi

Televizyon tarihinin, en azından ben yaşarkenki kısmında, en büyük yapımı dün 1 saat 44 dakikalık film tadındaki finali ile ekranlara veda etti. Peki tatmin etti mi? (Yazı komple spoilerdır!!)


Amerika’dan gelen eleştirilere bakarsak pek etmiş görünmüyor, ülkemizde izleyenlerinde şu ana kadar çoğunluğu beğenmemiş durumda. “Her şey cevaplanmadı, peki o neymiş, bu neymiş, şunu söylemediler” gibi birçok eleştiri yöneltiliyor. “Ben biliyordum, hepsi ölüymüş” diye uçuşa geçenler de cabası.

İlk olarak, dizinin hakkını vermek gerekli, arada aksasa da 6 yıldır milyonları peşinden sürükledi, adına forumlar kuruldu, hakkında binlerce teori üretildi… Demek ki adamlar işlerini doğru yapmışlar.
Aksayan konulara gelirsek; Elbet konu buraya gelince herkesin söyleyecek bir lafı olacaktır ama senaristler gösterdi ki, bize sadece bu insanların hikayesi anlatılıyor. Yani yok efendim ada neymiş, Jacob’la MIB’i yetiştiren kadın nerden gelmiş, heykeli kim dikmiş, neden dikmiş, taş ne, ışık ne, kadın kuralı nasıl koymuş vb. sorulara cevap vermemişler. Çünkü cevabı yok, olsaydı da kimseyi tatmin etmezdi muhtemelen, bunların bize bırakılması çok daha mantıklı olmuş, senaristleri de gereksiz ve zorlama açıklamalardan kurtarmış.

Türk izleyicisi özellikle sondaki kilise sahnesine çok takılmış, neymiş Hıristiyanlık ön plana çıkarılmış, propaganda yapılmış… Şimdi olaya dini tartışma boyutu katmadan şöyle diyebiliriz ki, hikayenin kahramanları ezici çoğunlukla Hıristiyan, öbür tarafa geçerken buluşmak üzere ‘yaptıkları’ mekanın da Kilise olması son derece normal, en azından Desmond cenazeyi kaçırmak zorunda kalmadı :)


Adayı dengesine getirilirken Ajira uçağı ile ayrılanlar ve adada kalanlar (Hurley, Ben ve Rose - Bernard çifti) hayatlarını yaşamaya devam etmişler, sonra haliyle ölmüşler, hepsi ölünce de diğer tarafa geçmeden aralarındaki özel bağ sayesinde bir araya gelmişler. Bunu izleyip; “Abi ben biliyordum hepsi ölüymüş işte” diyenleri Allah’a emanet ediyorum. Renk körü olmak gibi bir şey herhalde :)

Oyuncuları ve casting ekibini de ayrı kutlamak lazım. Ana karakterlerin yapısı ile oyuncular öylesine
uyuşuyordu ki, aynı rolde bir başkasını düşünmek herhalde insanın kendisini oynaması için birini düşünmesine benzerdi. J.J. Abrams’ın Kate’i oynaması için Evangeline Lilly’i seçmelerde denerken ona karakteri anlatışı, isteklerini iletişi… Video altta siz izleyin siz yorumlayın :)


Bundan sonra böyle bir dizi gelir mi sorusuna ise cevabım kesinlikle 'evet' olacaktır. Önemli olan Lost’u taklit etmeye çalışmaması tabi ki, o yola düşenler sadece aslını yaşatır. Her çıkan diziyi de Lost ile kıyaslamak da oldukça anlamsız bir hareket ki True Blood’u Lost’la kıyaslayan da gördüm, “Two and a Half Men, Lost gibi sarmıyor abi” diyende. Bu tarz yorumlardan özellikle kaçınmak lazım, bu tarz yorumları yapanlardan da...

Oldukça iyi yazılmış karakterleri, insanı sürekli paranoyak düşüncelere ve komplo teorileri üretmeye yönelten hikayesi, televizyon yapımlarını bir belki de 2-3 adım ileri taşıyarak; kendinden sonra gelecek yapımlar için bir rol model olması ile efsane bir dizi oldu Lost. Elbette ki kusursuz değildi, hatta 5. Sezonu ittirerek izledim diyebilirim ama genel olarak baktığımız zaman hakkını yememek lazım, çok çok iyiydi.

8.7/10

EK: Final sonrası yayınlanan alternatif son parodisi de son derece eğlenceli, hemen aşağıdan izleyebilirsiniz.


2 yorum:

  1. Şu videoları izlemek istiyorum ama bilgisayarımda hiçbir eklenti kurulu değil, videoların olduğu yer bembeyaz gözüküyor. İzleyebilmem için hangi eklentileri kurmam gerek acaba bi fikriniz var mı?

    Hiç tatmin edici bi final değildi. Gerçi bu saatten sonra ne yapsalar tatmin olmucaktık ama en azından birkaç soruya cevap verebilirlerdi. Böyle ağzımız açık bakakalmaz senaristlere sövmezdik o zaman. :)

    YanıtlaSil
  2. adobe flash player 10 kurmanız gerekli. ayrıca sitemizdeki videoların %90'ı youtube üzerinden yayınlandığı için DNS ayarlarınızı değiştirmeniz gerekiyor, adım adım anlatmak gerekirse;

    denetim masası>ağ bağlantıları>hangisini kullanmaktaysan seç, sağ tık-özellikler>internet protokolü (TCP/IPv4)seç, sonrasında sağ altta özellikler>açılan pencere de alttaki seçeneklerde (DNS) alttaki radyo butonunu seç(aşağıdaki DNS sunucu adreslerni kullan)> üstteki satır: 208.67.222.222, alttaki satır: 208.67.220.220 >kaydet, çık. internet bağlantısını aç/kapa, bazen sorun olabiliyor garanti olsun web tarayıcını da (explorer/firefox/chrome vs.) aç kapa. Artık youtube dahil yasaklı sitelerin %95'i ne ulaşabilirsin. iyi günler..

    YanıtlaSil

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails